WordPress Category Yazısını Kaldırma

WordPress’te link yapısı kategoriler için ön tanımlı olarak “siteadi.com/category/kategoriadı” şeklindedir.  Bu link yapısı uzun olduğu için genelde göze batar. WordPress yönetim panelinden  ise kalıcı bağlantılar kısmındaki yapılandırmada  “category” yazan kısıma başka isimler verilebiliyor ama kökten bu yazı kaldırılamıyor. Bu yazının kaldırılabilmesi için çeşitli yöntemler var.

Mesela .htaccess dosyasından link yapısı düzenlenebiliyor. Ama bu kısımda yapılacak bir yanlış tüm siteyi etkileyeceği için, bilgi sahibi olmayan kişilerde pimi çekilmiş bomba etkisi yaratabilir. Bu yüzden, başlangıç seviyesindeki kullanıcıların da rahat bir şekilde bu yazıdan kurtulmasını sağlayan bir eklenti önereceğim. Gerçi bu eklentiyi ben de aktif olarak kullanıyorum. HTACCESS dosyasında ben de düzenleme yapmadım. (Gerçi bu eklenti bizim yapmamız gereken düzenlemeyi .htaccess dosyasında yapıyor)

Category yazısını kaldıran çok eklenti var ama ben kendi kullanmış olduğum eklentiyi  önereceğim. Eklentinin adı  No Category Base (WPML). Eklentiyi ister  No Category Base (WPML) eklenti sayfasından indirip FTP aracılığıyla eklenti klasörüne yükleyebilir; isterseniz yönetim panelinden eklentiler kısmından yeni eklenti ekle yapıp, eklenti ismini aratarak yükleyebilirsiniz. Yüklemeden sonra tek yapılması gereken eklentinin etkinleştirilmesi. Bunun dışında herhangi bir ek ayara gerek yok.

Yoast SEO ile Category URL kaldırma

Eğer Yoast SEO kullanıyorsanız herhangi bir eklentiye gerek duymadan kolay bir şekilde Category URL’sini kaldırabiliriz. 

Yoast SEO > Search Apperance > Kategoriler kısmına giriyoruz.

Category URLs kısmında Tut olarak seçili olan butonu Kaldır konumuna getiriyoruz.

yoast seo category url kaldirma

Ayar öncesi link yapısı:

Ayar sonrası link yapısı:

Fedora 29 İncelemesi ve Fedora’ya genel bakış

 

2018’in sonlarına gelirken Fedora 29. sürümünü çıkarttı. Daha önceden Fedora 28’i kullanmış ve çok fazla hata mesajı aldığım için fazla dayanamayıp başka dağıtıma geçmiştim. Genel olarak Fedora’nın hafif ve kararlı olduğu dile getirilir. Lakin bugüne kadar ben bir türlü ne istediğim kararlılığı ne de hafifliği bulabildim.

Görsellik

Fedora 29 ön tanımlı masaüstü ortamı olarak GNOME ile geliyor. Açıkçası GNOME masaüstü ortamını ben çok seviyorum. Görüntü olarak göze hoş geliyor. Yalnız son güncellemeleri ile kiminin sevebileceği kiminin ise sevmeyeceği bir işe imza attılar. Sade bir masaüstü için, masaüstüne hiçbir şey konulamaz hale getirdiler. Önceden masaüstünü hoyratça kullanabilirken şimdilerde sadece arka plan resmini değiştirebilir durumda. Bence bu opsiyonel olmalıydı.

 

Sistem Kaynak Kullanımı

Sistem saf haliyle 1.6 GB bellek kullanıyordu. Zaten GNOME’de görsellik ön planda olduğu için bence kabul edilebilir bir kaynak kullanımına sahip. Ama düşük belleğe sahip bilgisayarlarda uygulama sayısı arttıkça bu kullanım sorun olabilir.

fedora gnome kaynak kullanımı

Uygulama kurulumu ve çeşitliliği

Sistem içerisinde gömülü olarak GNOME Yazılımlar uygulaması ile geliyor. Bunun haricinde SNAP ve FLATPAK paketleri de kurularak uygulama arşivi genişletilebiliyor. Ayrıca .rpm uzantılı dosyalar herhangi bir derlemeye ihtiyaç duymadan kurulabiliyor.

DNF paket sistemi kullanımı

Benim gibi Ubuntu ve Debian tabanlı dağıtımları kullanmış olanlar terminalde biraz bocalayabilirler. Eller hemen apt-get yazmaya gidiyor. Bu alışkanlığı biraz değişecek çünkü, Fedora DNF paket sistemini kullanıyor ve komut olarak DNF kullanmak gerekecek. Temel komutlarda birçok şey aynı olduğu için sorun değil. Sadece birkaç değişikliği uygulamak gerekecek.

Bu arada terminalde dnf help yazarak kullanılabilecek komutlar görüntülenebilir ki bu da zaten çok yardımcı oluyor.

fedora dnf komutları

help komutunun çıktısı baya uzun. Ama kısaca ana komutlar ve açıklamaları şu şekilde:

autoremove : aslen bağımlılık olarak yüklenen artık gereksinim duyulmayan tüm paketleri kaldır
check :  packagedb içindeki sorunları denetle
check-update : uygun paket yükseltmeleri için denetle
clean : önbellekteki veriyi kaldır
deplist : List package's dependencies and what packages provide them
distro-sync : yüklenen paketleri uygun olan en son sürüme eşzamanla
downgrade : bir paketi eski sürüme döndür
group : küme bilgisini göster ya da kullan
help : yardımcı olan kullanım iletisi göster
history : işlem geçmişini göster ya da kullan
info : bir paket ya da paketler kümesiyle ilgili ayrıntıları göster
install : sisteminize bir paket ya da paketler kurun
list : bir paket ya da paketler kümesini listele
makecache : üstveri önbelleği oluştur
mark : yüklenen paketleri kullanıcı tarafından yüklendi olarak imle ya da imini kaldır
module : Interact with Modules.
provides : verilen değerdekini hangi paketin sağladığını bul
reinstall : paketi yeniden yükle
remove : sisteminizden paket ya da paketler silin
repolist : yapılandırılmış yazılım depolarını göster
repoquery : anahtar kelimeyle eşleşen paketler için ara
repository-packages : run commands on top of all packages in given repository
search : verilen dizgedeki için paket ayrıntılarını ara
shell : etkileşimli DNF kabuğu çalıştır
swap run : an interactive dnf mod for remove and install one spec
updateinfo : paketlerle ilgili önerileri göster
upgrade : sisteminizdeki bir paketi ya da paketleri yükseltin
upgrade-minimal : upgrade, but only 'newest' package match which fixes a problem that affects your system

Komut kullanımına basit bir örnek vermek gerekirse sistem güncellemesi için şu komut kullanılacaktır : sudo dnf distro-sync

Karşılaştığım sorunlar

Karşılaştığım iki sorun bu dağıtımı kullanmamdan vazgeçmemi sağladı. Dağıtım içinde dahili olarak gelen Yazılımlar uygulaması haricinde başka paketler kullanılarak kurulan uygulamalarla problemler yaşadım.

1. sorun : Kurulan uygulama ya da eklenti uygulama menüsünde görünmüyordu. Çalıştırmak için terminalden uygulamayı çağırmak ya da bilgisayarı yeniden başlatmak gerekiyordu.

2. sorun : Uygulamaları rıhtıma ekleyip çalıştırdığımda, uygulamanın mevcut pencere yerine yeni pencere açması idi. Bu benim için büyük problem teşkil etti. Çünkü birçok uygulamayı aynı anda çalıştırdığım zaman kullanacağım pencere sayısının 2 katı kadar gereksiz pencere açılmış olacaktı. Aşağıdaki görüntü sanırım ne demek istediği daha iyi şekilde açıklar.

Yaşadığım bu iki problem dolayı tekrar Ubuntu’ya döndüm. Gerçi bu problemler sadece GNOME’ye özgü olabilir. Diğer masaüstü ortamlarında olmayabilir. Diğer masaüstü ortamları ise sayfasından indirebilir durumda. Diğer ortamları denemek ve görmek lazım ama GNOME için durum bu şekilde.

 

Ubuntu 18.04 LTS Budgie Desktop İncelemesi

Ubuntu‘nun Nisan 2018 tarihinde duyurduğu Ubuntu 18.04 LTS sürümünü bilgisayarıma kurarak kullanma şansım oldu. Ubuntu’nun web sayfasından indirme yapıldığında ön tanımlı olarak GNOME masa üstü indiriliyor. Fakat ben farklı bir masa üstü denemek için ubuntubudgie.org adresinden Budgie masa üstü ortamını indirdim. Web sayfasında belirtilen özelliklere göre, bu sürümün performanslı bir şekilde çalışabilmesi için; 64 bit mimariye sahip işlemcili bilgisayarlar için 4GB RAM, 32 bit mimariye sahip işlemcili bilgisayarlar için ise 2GB RAM gerekiyor.

Sistem ve kullanıcı arayüzü

Öncelikle şunu belirteyim: Bu dağıtım son kullanıcıya yönelik ve neredeyse tek bir satır komut bile girmeden tüm işlemler yapacak şekilde tasarlanmış.

Solus Project tarafından geliştirilen Budgie masa üstünün şıklığı, sadeliği ve işlevselliğinin yanı sıra bir de Ubuntu takımının Budgie’ye özel geliştirmiş oldukları uygulamalar sayesinde sistem üzerinde komut yazmaya ihtiyaç kalmadan sistem üzerinde büyük özelleştirmeler yapılabiliyor.  Budgie Welcome uygulaması ile sistem hakkında tüm bilgileri görüntüleme ve özelleştirme yapılabilmesinin yanı sıra; uygulama içerisindeki bulunan rehberlik uygulaması sayesinde arayüzü ilk defa kullanacaklar için de yol gösteriyor.

Sistem ayarları için GNOME ayarlar uygulaması kullanılmış ve diğer Ubuntu dağıtımların da alışkın olduğumuz Yazılımlar uygulaması kullanılmış. Yazılımlar uygulamasında ise Snap Apps  deposu da eklenmiş: Böylece herhangi bir komut yazımına gerek kalmadan popüler olan SpotifyVLCVisual StudioNotePadSublime Textgibi uygulamaları indirmeye olanak sağlıyor.

Sistem, kaynak kullanım konusunda da iyi. Görsellik yönünden zengin olmasına rağmen sistem kaynaklarını sömürmüyor.(GNOME masa üstü kullananlar sistem kaynaklarının nasıl sömürüldüğünü iyi bilir 🙂 )  Sistem boştayken ortalama 1GB boyutunda RAM kullanıyor. (Videoda 1.4GB görünüyor ama o zaman çalışan uygulamalar vardı)

Güvenlik konusunu da biraz değinmek istiyorum. Daha öncedeki sürümlerde kolayca yükleyebildiğim uygulamaları bu sürümde yüklemekte baya zorluk çektim. Özellikle ağ trafiğiyle ilgili uygulama yüklerken engellemeler ile karşılaştım. Kurarken sıkıntılı bir durum olsa da güvenliğin artırılmış olması gayet iyi bir durum.

Ubuntu 18.04 Budgie sorunları

Evetttt, bir sürü güzelleme yaptık ama hiç mi sorun yok? Olmaz olur mu. Gözüme çarpan iki tane büyük problem var.

  • Video izlerken donma oluyor : Online video izlerken videoda zaman zaman 3-4 saniyelik donmalar oluyor. Tabii bu sürede ses geliyor ama ses olup da görüntü olmayınca olmuyor. Özellikle video üzerine fare imlecini getirince 3-4 saniyelik donmalar meydana geliyor. Medya codeclerini tekrardan yükledim ama yüne de çözüm bulamadım. Yeni gelecek güncellemeler ile sorun çözülecektir ama bu süreç ne kadar sürer, işte orası muamma.
  • Dock panelde açık kalan uygulamalar : Uygulama kapatılmasına rağmen Dock panelde uygulama açıkmış gibi görünüyor. Özellikle Budgie’ye özel olarak çıkarılmış olan uygulamalarda bu sorunu yaşadım. Uygulama simge durumunda kalıyor. Uygulamayı açmak istediğinizde ise açılmıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=-NrmWdnZcKc

Sorunlar düzelinceye kadar dağıtımlar arasında dolaşacağım. Diğer dağıtımlar ile ilgili yazılarımı da yakın zamanda paylaşacağım.

WordPress tema Türkçeleştirme (POEdit)

WordPress’te tema nasıl Türkçeleştirilir, WordPress tema Türkçeleştirme işlemleri nasıl yapılır?

WordPress’te tema Türkçeleştirme için yapılabilecek çeşitli yolla var. Bunlardan bir tanesi, temanın PHP sayfalarında değiştirmek istediğimiz ilgili kısımları bulup gerekli düzenlemeyi yapmak. Diğeri ise direkt olarak çeviri dosyası üzerinde çalışarak dil dosyası oluşturmak. Birinci ve ikinci yöntem ile ilgili detayları, yazının son kısmında bulunan videoda paylaştım. Birinci yöntem yerine genelde ikinci yöntemi kullandığım için yazıda PO Edit programı ile WordPress tema Türkçeleştirme kısmına değineceğim.

WordPress’te PoEdit programı vasıtasıyla kolay bir şekilde tema içeriğini Türkçe’ye çevirebiliriz. Öncelikle, web ara yüzünden ya da FileZilla programı kullanılarak blogdaki tema bulunmalı.  (dizin yolu : public_html/wp-content/themes)

Sonra, kullanılan tema seçilerek dil klasörüne girilmeli (klasör ismi lang veya languages olabilir) ve .pot uzantısı ile biten dosya indirilmeli.

poedit ile tema türkçeleştirme, poedit kullanımı

Ardından PoEdit programını çalıştırıyoruz ve Aç butonuna bastıktan sonra indirdiğimiz .pot uzantılı dosyayı seçiyoruz. Dosyamız açıldıktan sonra sayfanın alt kısmında bulunan Yeni Çeviri Oluştur butonuna tıklıyoruz. Burada hangi dilde çeviri yapılacaksa seçiyor ve tamama basıyoruz.  Bu işlemleri yaptıktan sonra sayfada kaynak metin ve çeviri metni olmak üzere iki alan oluşuyor. Burada tercümesini yapmak istediğimiz kelimeyi seçiyoruz ve alt kısımda bulunan ÇEVİRİ alanında çevirimizi yapıyoruz. Bu şekilde tek tek çeviri işlemlerini tamamlıyoruz.

poedit ile tema türkçeleştirme, poedit kullanımı

Çeviri işlemi bittikten sonra Dosya> Farklı Kaydet işlemini yapıyoruz. İşlem sonunda  tr_TR.mo ve tr_TR.po adında iki tane dosya oluşacak.

poedit ile tema türkçeleştirme, poedit kullanımı

Son olarak oluşturmuş olduğumuz bu dosyaları kullandığımız temanın dil klasörüne (languages) atacağız ve işlemimiz bitmiş olacak. WordPress panel dili Türkçe ise tema dili de otomatik olarak Türkçe’ye dönüşecektir.

poedit ile tema türkçeleştirme, poedit kullanımı

 

Görüldüğü üzere çok kolay bir şekilde çeviri işlemleri yapılabiliyor. Tek sorun çeviriyi yapmak olacak 🙂

Ayrıca aşağıdaki videodan da izleyerek işlemleri gerçekleştirebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=e-mcrC0OYiY

Merhaba dünya!

Yeniden, yeniden, yeniden merhaba dünya!

Yine hatalar silsilesi ve dönüp dolaşıp aynı yere geldim. Bloğun önceki temasında yaşadığım bazı problemlerden dolayı yeni tema arayışına girdim. O tema senin, bu tema benim derken birçok temayı denedim. Tabii sadece tema kurmak ile iş bitmiyor bilindiği üzere. Demo dosyalarıydı, eklentilerdi derken yönetim paneli karman çorman oldu. Ben bu durumu sevmediğim için yazıların yedeklerini aldım ve sıfırdan kurulum yaptım. Buraya kadar her şey çok güzel.

Yalnız tek sıfırdan kurulum yaptığım şey blog değildi, bilgisayarımı da bu operasyonu yaptım. Birçok şeyin yedeğini harici hard diske kopyaladım. Yalnız bu kopyaların içine bloğun yedeklerini almamışım. Durum böyle olunca sıfırdan kurduğum blog harbi sıfır oldu 🙂

Neyse ki veritabanının yedeğini almışım. Ama onda da ne yaptıysam istediğim şekilde geri yükleme yapamadım. Şimdilik tek yapabileceğim SQL dosyasından tek tek yazıları kurtarıp temize çekmek ve bloğa yeni yazı olarak ekleyebilmek. Bakalım bunda da ne kadar başarılı olabileceğim.

Merhaba dünya, güle güle emeklerim…

Deepin OS İncelemesi

Deepin OS’ye merhaba!

Windows’un bitmek bilmeyen saçmalıkları ve güncellemeleri yüzünden farklı işletim sistemi arayışına geçtim. Son 1 ayım bilgisayara işletim sistemi yüklemek ve denemek ile geçti desem yeridir. Linux‘un çeşit çeşit dağıtımlarını denedim; kimisinin arayüzü güzeldi ama kullanımı hoşuma gitmedi, kiminin ise kullanımı güzeldi ama arayüzü iyi değildi, kimisinin uygulama kütüphanesi geniş değildi. Kullandıklarım arasında sadelik ve hız bakımından en çok Elementary OS’yi sevmiştim fakat onda da masa üstüne hiçbir şey eklenememesinden dolayı alışamadım.  Hem Elementary‘nin arayüzü gibi olacak hem de Windows gibi kullanabileceğim bir dağıtım ararken Deepin OS ile karşılaştım. Çinli Wuhan şirketi tarafından geliştirilen ve son kullanıcı odaklı olan bu Linux dağıtımını şimdilik sorunsuz bir şekilde kullanıyorum. Aşağıdaki videoda da dağıtımın kısa bir incelemesini yaptım. Videoda, kafanızdaki soruların birçoğuna cevap alabileceğinizi düşündüğüm için ayrı bir inceleme yazısı oluşturmayacağım.

https://youtu.be/BiqoNjCX4Bw

Deepin kurulumu yaparken dikkat!

Kurulum nasıl yapılır kısmına hiç girmeyeceğim. Çünkü bununla ilgili çok fazla video var. Kurulum yaparken tek dikkat etmeniz gereken nokta şu; diğer dağıtımlarda kurulum yaparken kurulum yapılacak alan seçildiğinde ne kadar alan kullanmak istediğinizi seçiyorsunuz. Fakat bunda böyle bir durum söz konusu değil. Kurulacak diski seçtikten sonra kur butonuna basınca herhangi bir onay istemeden direkt kurulama başlıyor. Bu şekilde kurulum yaptığını bilmediğim için ben de Windows kurulu alanı seçtim, Deepin OS kurulacak alanı belirlemeyi beklerken çat diye kuruluma başladı ve eldeki Windosw’tan da oldum (Windows’u tekrar kurdum ama güncellemeler ile boğuşuyorum, çekilecek dert değil) Kuruluma başlamadan önce ne kadar alanda Deepin kullanmak istiyorsanız önceden diski oluşturun ve kurulum yaparken belirlediğiniz diski seçmeyi atlamayın. Sonra çok uğraşırsınız.

ISO dosyasını Deepin OS  resmi siteden indirmek uzun sürüyor, bu yüzden Source Forge sitesinden indirdim. Sanırım sunucular Çin’de olduğu için indirme yavaş kalıyor. Source Forge sitesiyle neredeyse 10 kat hız farkı var, bunu da belirteyim. Ayrıca Deepin’in kendi uygulama marketinden de uygulama yüklemek uzun sürüyor. Şu ana kadar kullandığım dağıtımlar arasında indirme hızı olarak en yavaş dağıtımın Deepin OS‘de olduğunu çok rahat söyleyebilirim. Ayırca en fazla kaynak tüketen sürümlerden bir tanesi olduğunu da belirtmekte fayda var.