Robert Kiyosaki – Zengin Baba Yoksul Baba

0
Share

Son zamanlarda finansal okuryazarlık hakkında kendimi geliştirmek için araştırmalar yapıyordum. Bu konuda birçok blog ve Twitter yazısı okudum; hemen hemen herkesin önerdiği bir kitap vardı, o da Robert Kiyosaki‘nin yazmış olduğu Zengin Baba Yoksul Baba kitabı idi.  Durum böyle olunca kitabı okumak icap etti.

Kitap içeriğinden kısaca bahsetmek gerekirse; çocuk yaşta parayı bulmayı isteyen Robert’in finansal özgürlük yolunda izlemiş yolu görüyoruz.  Robert, kendi babasını yoksul baba, arkadaşının babasını ise zengin baba olarak tanımlıyor. Yoksul baba denilince aklınıza fakirlikten kırılan bir insan canlanmasın; yoksul babamız iyi bir eğitim almış, işinde gücünde bir insan. Bu insan her ay yapmış olduğu ödemeler sonucunda elinde kalan 3 kuruş para ile geçinmeye çalışan bir insan. Ve bu insan, ömrünün büyük kısmını başkalarını zengin etmek ve sonucunda 3 kuruşluk emeklilik maaşı almak için harcayan bir insan. Evet, bu insan sizlere de bir yerlerden tanıdık gelmiştir diye düşünüyorum. Siz de benim düşündüğümü düşünüyorsunuz değil mi? ( En iyi okulları bitirmeye çalış ve sonunda hayatının büyük bir kısmını başkalarını zengin etmek için yaşa. Sonunda da emekli ol. Gerçi bizim ülke de emeklilerin yaşam savaşı emekli olunca da devam ediyor. Yok öyle kahveye gidip okey atmak, evde bakılacak torun torba var 🙂 )

Zengin babamız ve Robert…

Zengin babamız ise eğitim hayatını bile tamamlayamamış olmasına rağmen, para yönetebilmeyi öğrenmiş ve zengin olmuş bir insan. Robert, aynı konuları iki babasının nasıl yorumladığını anlatacak ve  bize farklı bakış açılarını gösterecektir. Bu arada Robert çok meraklı ve kendini geliştirmeye açık bir kişi. Ücretli ve ücretsiz seminerlere katılmış ve oradan öğrendiği bilgileri kullanarak para kazanmıştır. Ayrıca birden fazla sektörde çalışarak buralarda da tecrübe kazanmıştır. Mesela, Xerox’ta satış biriminde çalışarak hem pazarlamayı öğrenmiş hemde utangaçlığını yenmeyi başarmıştır. Askeriyede çalışarak insan yönetimini ve liderliği öğrenmiştir. Hem farklı sektörlerde çalışarak edindiği bilgiyi, hemde almış eğitimleri harmanlayarak kendisine aktif ve pasif gelir elde edecek portföyler geliştirmiştir. Aktif ve pasif gelirleriyle de finansal bağımsızlığını kazanmıştır.

Kitapta Robert’in gözünden finansal özgürlüğe giden yol ile ilgili birçok detayı öğreniyoruz. Tabii bu detayların hepsini burada yazmam kitabı okuyacak kişilerin hevesini kaçırabilir. Bu yüzden çok fazla detaya girmeyeceğim. Kitaptan alıntılar ve kendi çıkarımlarım ile yazıyı bitireceğim.

money

  • Yoksul ve orta sınıf para için çalışır. Zenginler parayı çalıştırır.
  • Eline daha fazla para geçen çoğu insan, sadece daha fazla borca girer.
  • Duygularınızı düşünmek için kullanmayı öğrenin, duygularınızla düşünmeyi değil.
  • Ne kadar para kazandığın değil, ne kadar para tuttuğun önemlidir.
  • Yoksul ve orta sınıf ilk önce lüks harcamalar yaparken, zenginlerin lüksü en son almaları önemli bir farktır.
  • Çalışanlar kazanır ve vergi öder, geriye kalanla yaşamaya çalışır. Şirket kazanır, kasasındakileri harcar ve geriye kalan miktar üzerinden vergi öder. Bu, zenginlerin başvurduğu en büyük yasal vergi kaçamaklarından biridir.
  • Ne de olsa en büyük servetiniz ne bildiğinizdir. En büyük riskiniz de ne bilmediğiniz…
  • Hayatta kalabilmemiz için paradan daha önemli olan , eğitimimiz ve öğrenme yeteneğimizdir..
  • Okullar işveren yerine iyi işçiler yetiştirmek için tasarlandı.
  • Dünya, yetenekli yoksul insanlarla dolu. …bunun nedeni bildikleri değil, bilmedikleri.
  • Altın her yerdedir ama birçok kişi onu görecek bilgiye sahip değildir.
  • Herkes cennete gitmeyi düşler, gel gör ki ölmek isteyen yoktur.


Son sözler… Kitaptan alıntı yapılacak söz de fazla, çıkarılacak ders de. Onun için fazla uzatmaya gerek yok. Kendi çıkarımlarımdan bahsedip yazıyı sonlandıracağım.

Herkesten öğrenecek bir şeyler vardır: Robert zenginleşmesine rağmen kibir yapmaz ve çevresinde hem zengin insanlarla hemde yoksul insanlarla iletişim halindedir. Bu insanlarla konuşarak ne yapması ve yapmaması gerektiğini öğrenir. Yoksul insanlara bakarak ne yapmaması gerektiğini öğrenirken, zengin insanlarla konuşarak edindiği bilgilerle ne yapması gerektiğini öğrenir. Yani sadece ne yapacağını bilmek önemli değil, ne yapmayacağını bilmek de önemlidir.

Çevrenin önemi: Şunu çok iyi biliyoruz ki, çevre insan yaşamını etkileyen en önemli faktörlerdendir.  “İnsan, birlikte en çok zaman geçirdiği  beş kişinin ortalamasıdır.” diye bir söz var ya, hah aynen öyle. En sık görüştüğümüz insanlar nasılsa, biz de onlar gibi oluruz. Bu yüzden çevremizdeki insanları bize değer katacak insanlardan oluşturmak çok önemli.

Her şeyden, az az : Yazarın birden fazla sektörde çalıştığını ve bu sektörlerde tecrübe edindiğinden bahsetmiştim. Belki birçoğumuz bunu yapabilecek durumda değiliz ama tecrübe edinmek için ille de iş değiştirmeye gerek yok. Artık çevrim içi (online) olarak birçok şeyi zaman ve mekan fark etmeksizin öğrenebilir hale geldik. Tüm hayatımızı tek bir işe adamak yerine alternatif işler oluşturmak kendimize yapabileceğimiz en iyi iyiliklerden birisi olacaktır.

Kitabın finansal özgürlük konusunda hiçbir düşüncesi olmayanlar için faydası olacağını düşünüyorum. Elbetteki hayatınızı bir anda değiştirecek bilgiler yer almıyor ama bakış açısı edinmek açısından kesinlikle bir şeyler katacaktır. Hatta diyorum ki keşke daha önceden okusaymışım. Ah bu keşkeler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir