Hey, this photo is © Salih Altuntaş
Pamukkale Travertenleri

Pamukkale Travertenleri, Denizli

Temmuz 18, 2017 , , salih

Denizli’de gezilecek yerler denilince akla ilk gelen yerlerden birisi elbette Pamukkale Travertenleri. Çocukken okul kitaplarında gördüğüm Pamukkale’yi, yıllar yıllar sonra canlı canlı görebildim. Aslında uzaktan gördüğümde gidip gitmemekte çok kararsız kalmıştım, çünkü uzaktan mermerle örtülü dağ gibi duruyordu. Birde havalar kapalı olunca pekte ilgimi çekmemişti ama sonra gidince tüm kaygılarım geçti gitti. O zaman yavaş yavaş gezelim şu Pamukkale‘yi!

Pamukkale Travertenleri giriş

Öncelikle girişten başlayalım; Pamukkale‘ye giriş ücreti 35 TL. Fiyatı biraz tuzlu ama Müze Kart’ınız varsa herhangi bir ücret ödemeye gerek kalmıyor. Bende de Müze Kart olduğu için gişelerden kolayca ve ücretsiz bir şekilde geçtim. Fakat bilet alıp girmek ve yeniden kart almak isteyenler gişede çok bekledi. Ne yalan söyleyeyim şu ana kadar gördüğüm en yavaş giriş işlemlerini burada gördüm.

Her neyse giriş yaptığımıza göre dolaşma vakti gelmiştir. Gezeceğimiz alanın içerisinde küçük havuzlar ve su akıntısı olduğu için ayakkabı ve terlik ile giriş yasak. Sadece yalın ayak ile dolaşılmasına izin veriliyor. Bundan dolayı çanta ya da poşet almakta fayda var ki bence en iyisi yanınıza çanta alın ve bu çantayı sadece ayakkabınızı koymak için değil yanınıza atıştırmalık almak için de kullanın. Çünkü Pamukkale’de bulunan her şey aşırı kazık. (Adamlar turist bir kere geliyor kazıkla gitsin mottosunu sonuna kadar canlı canlı kullanıyor aman dikkat!)

 Pamukkale Travertenleri

Peki ya bu doğa harikası olan ve UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Pamukkale Travertenleri nasıl oluştu?

Bölgeye gittiğiniz zaman çevrede bulunan termal oteller eminim dikkatinizi çekecektir. Pamukkale bölgesi termal su bakımından zengin bir bölge. Termal suda bulunan mineraller oksijenle temas edince kimyasal reaskiyon gerçekleşiyor ve bu mineraller tortu haline geliyor. Zamanla sertleşen tortular ise travertenleri oluşturuyor.

Termal suyun sıcaklığı eşliğinde bu tortu ve havuzlar içinde yürümek ise çok güzel bir duygu veriyor insana.

Bu arada okul fotoğraflarında gördüğüm kısıma girişler yasaklanmış. Travertenlerde belirtilen alanlar dışındaki yerlerde yürüyemiyor ve havuzlara giremiyorsunuz. Ayrıca benden size bir tavsiye buraya akşam üzeri gün batımına doğru gidin. Çünkü öğlen sıcağında kavrulup gidebilirsiniz ve malumunuz gün batımında daha güzel fotoğraflar çekilir. Zamanlamanızı iyi yapın.

Başka neler var?

Travertenlerden yukarıya doğru çıktığımızda vakit geçirebilecek 3 şey ile karşılaşabiliyoruz : Antik Havuz, Müze ve Hierapolis Antik Kenti.

Çok fazla vaktim olmadığı ve hava kararmaya başladığı için hepsine vakit ayıramadım. Yanımda şort olmadığı için Antik Havuz’u direkt pas geçtim. (Yorumlarına ve fotoğraflarına baktım gidenler baya beğenmiş. ) Antik şehir kalıntılarına baktıktan sonra ise müzeye hiç vakit kalmadı. Bundan dolayı sadece kalıntılar ve büyük tiyatroyu gördüm. Zaten antik şehir olup da tiyatro olmaması imkansız gibi bir şey. Tiyatro içerisinde ise tüm alanlar gezilemiyor ama kesinlikle görmeye değer.

Son olarak kadrajıma takılan birkaç kare ile yazımı tamamlayacağım. Vakti olanlar varsa kesinlikle burayı ve çevresini görmeli ve altından girip üstünden çıkmalı. Tabii bunları yapabilmek için ise 1 gün ayırmakta fayda var. Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle…

 

 

Yorum bırak