Hey, this photo is © Salih Altuntaş
Goethe

Genç Werther’in Acıları, Geothe

Kasım 28, 2017 , , salih

Blog Sözlük kitap okuma etkinliği 21. kitabı olan “Genç Werther’in Acıları” isimli kitabı, her ne kadar etkinlik aralığında okuyamamış olsam da, birkaç gün rötar yaparak bitirdim ve kitap hakkında birkaç kelam etmek istiyorum.

Kitabı etkinlikten baya önce almıştım. Almamda en büyük faktör ise, sonunun intihar ile bitmesi ve kitabın yazıldığı dönemde intihar vak’alarının artmasından dolayı kitabın yasaklanmış olmasıydı. Bu iki etken beni baya meraklandırdı. Bundan dolayı kitaptan beklediğim duygu yoğunluğu fazlaydı.

Kitabın kısa bir özetini geçmek gerekirse : Werther, Lotte adında bir kadına aşık olur ve ilk başlarda Lotte ile güzel vakit geçirirler. Fakat, Lotte’nin nişanlı olmasından dolayı bu güzel günler kısa sürer ve Werther için Lotte ulaşılmaz bir kişi olmaya başlar ve güzel günlerin yerini acı ve keder alır. Werther ise yaşadığı bu günleri arkadaşına mektup yazarak anlatır. Yalnız, mektuplarda sadece Werther’in çekmiş olduğu aşk acısını değil, hayata karşı olan gerçekçiliği ve saflığı da görürüz. Aşk acısı ve hayatın gerçekleri Werther’in ruhunda derin yaralar açmaya başlar ve Werther çıkış yolu olarak intiharı görür.

Bu arada Lotte için de bir parantez açmakta fayda var. Nasıl bir kadınsa artık bakan aşık oluyor. Werther ilk defa Lotte’yi göreceği zaman çevresindekiler tarafından dikkatli olması, fazla bakmaması, yoksa Lotte’ye aşık olacağı konusunda uyarılıyor. Ama bizimki tüm uyarılara rağmen kadına bakıyor ve gönlünü kaptırıyor. Tabii gönlünü kaptıran sadece Werther değil. Werther, mektuplarının birinde kışın ortasında dağlarda sevgilisi için çiçek arayan birinden bahsediyor. Bu kişinin yaptığını garipsiyor doğal olarak. Sonra bu çiçek arayan kişinin annesi çıkageliyor ve oğlunun neden delirdiğinden bahsediyor. Peki bu oğlan neden delirmiş olabilir sizce? Tabii ki Lotte’ye aşık olmasından ve Lotte’ye ulaşamamış olmasından dolayı. Yani Lotte böyle bir kadın. Bakan resmen çarpılıyor.

Gel gelelim sonuca. Kitap hakkında genel olarak Werther’in aşk acısından dolayı intihar ettiği görüşü hakim. Ama bence aşk acısı Werther’i intihara götüren sebeplerden sadece biriydi. Hayata, insana ve doğaya karşı olan bakış açısı ile ilgili yazdığı bölümlerden bunu anlayabiliyoruz. Şahsen, mektuplarında aşk acısı ile ilgili olan bölümlerden değil de hayatı okuyuşu ve düşünceleri ile ilgili bölümleri daha severek okudum. Örneğin, ağaçların kesilmesiyle ilgili bir bölüm vardı. Burada Werther çok sinirleniyor ve bir prens olsaydı buna sebep olanlara neler yapacağı hakkında düşünüyor. Sonra ise güzel bir gol atıyor ve diyor ki : “Eğer bir prens olsaydım, ülkemdeki ağaçlar umurumda olur muydu?”. Tam gaza gelip insanı türlü türlü hayallere daldırırken bir anda gerçekleri insanın yüzüne çarpıyor. Buna benzer birçok örnek var. Yani, Werther’i intihara götüren şey sadece çektiği aşk acısı değil; hayatın gerçeklerinden ve sıradanlığından bir türlü kurtulamamış olması ve kurtulamayacağını bilmesi….

2 comments

Yorum bırak